BUGÜNÜ YAŞARKEN

Günlerdir dünyanın değişik yerlerinde Toprak Ana’ ya şükran günleri düzenlendi ve düzenleniyor.

Yemek ve yiyecek adına yapılanların hepsinin kendimize bir hatırlatma olduğu bir gerçek.

 

Niye?

İnsanoğlu, kendine dürüst olduğu kadar, sevdiklerine, çevresine de saygılı ve dürüst olmak mecburiyetinde olduğunu, adil bir şekilde görmek için ne yapıyor?

 

“Ne yiyoruz” dediğimiz zaman bir süreç başlıyor.

Burada ben var, karşımızda üreten var.

Ben sorguluyor muyum?

Üreten de aynı şekilde sorguluyor mu?

Dünyanın bugünkü ekonomik durumu şöyle: değişkenlik, çeşitlilik değil “aynısından bol bol yiyin, harcayın” diyen bir sistem. Böyle bir sistemde ürün ne kadar sürdürülebilir olur ve sağlıklı olur.

 

Bu ürünler albenili ama içeriğini bilmiyoruz. Pakete girmiş bir ürünün uzun ömürlü olması için ne yapılması gerektiğini ben bilmiyorum. Eminim ki anneannelerimizde bilmiyordu.

O zaman niye bu çaba?

Birbirinin aynısı bu ürünler bizleri sevindiriyor mu?

Paketlerin arkasındaki listelerde sıralanan kullanılan kimyasal terimler sağlığımıza ne fayda sağlıyor?

 

Karnımız doyuyor mu?

Çocuklarımız daha mı sağlıklı?

Geleneksel yiyecekleri kaybedersek neler olabileceğini biliyor muyuz?

Sorular, sorular…

 

Ama gerçek dağın arkasında!

Sürdürülebilir, geleneksel, sağduyulu olarak geleceğe mirası taşımalıyız.

Bugünü yaşarken geleceği kaybetmeyelim.

Author: Kılavuz Kirpi

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Share This