ÇEKİK GÖZLÜLER ALLAH’IN KULU DEĞİL Mİ?

 

Türkiye son 10 gündür şiddeti yer yer tırmanan Çin protestolarıyla, muhtelif saldırılarla çalkalanıyor. Çin karşıtı protestoların başlangıç noktası, Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Uygurların oruç tutmasının engellendiği yönündeki haberlerdi.

Saldırılardan nasibini alan Tophane’deki Happy China isimli restoranın sahibi Cihan Yavuz, camı çerçevesi indirilen dükkânının vitrinini yenilemiş.

İstanbul Sultanahmet’te Ülkü Ocakları’nın çağrısıyla Cumartesi günü yapılan protesto gösterisinde turistlere saldırı olduğu haberleri ile konu tekrar alevlendi. Haberlerde Ülkücülerin, Çinli olduğunu sandıkları Koreli turistlere saldırdığı iddia ediliyordu.

BBC’ye konuşan turist rehberi Miray Hamit, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Üçüncü Ahmet Çeşmesi’nin önünden geçerken, bir grup genç üzerimize doğru geldi. Biri kafiledeki bir arkadaşımıza ‘Siz nerelisiniz?’ diye sordu. Çinliyiz, yanıtını alınca saldırdılar. Ben ve Türk olan diğer rehber arkadaşım araya girdik. Ellerinde bıçaklar vardı. Hepimiz korktuk. Bir arkadaşımız yaralandı. Ama ağır değildi, çok şükür. Bana da bir yumruk isabet etti, parmağım şişti.”

 

CNN Türk’ün Çarşamba Sohbetleri için MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşen Ahmet Hakan da Bahçeli’ye bu konuyu sordu. Bahçeli’nin yaptığı yorumla Ülkücülere destek verdi. Çünkü Bahçeli, “Koreli ile Çinliyi nasıl ayırt edeceksin, ikisi de çekik gözlü.  Fark eder mi efendim?” yorumunu yaptı. Bu sözleri ile Bahçeli dünya basınının ilk haberleri arasında yer altı. Güney Kore’de televizyonlar ilk haber olarak vermişler.

 

 

Dünyadan pek haberi olmayan “bizimkilerin” Çinliyi Koreliden, Koreliyi Japon’dan, Japon’u Çinliden ayıramamalarına pek de şaşmamak gerek. Ne de olsa biz başkaları ile pek ilgilenmeyiz.

Dışişleri Bakanlığı, bu haberlerin kamuoyunda üzüntü yarattığını belirtti, derin kaygı duyduklarını ifade etti. Çin ise bu yöndeki haberlerin doğrulanmasını istediklerini açıkladı.

09 Temmuz 2015’te ise Cumhurbaşkanı Erdoğan büyükelçilere verdiği iftarda “Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur özerk bölgesinde yaşayan kardeşlerimize baskı yapıldığı iddiaları kamuoyumuzda hassasiyetlere yol açtı. Medyada dolaşan, büyük bir kısmı da yalan ya da istismar olan bu haberlerden sonra İstanbul’da asla tasvip etmediğimiz olaylar yaşandı. İstanbul’da yaşanan provokatif olaylar bize yakışmaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ilan-ı aşkıyla bilinen Ethem Sancak’ın Star Gazetesinde Saadet Oruç imzası ve ‘Uygurlar üzerinden yeni Gezi tuzağı’ başlığıyla yayımlanan manşet haberinde Çin’i protesto için turistlere yapılan saldırıları da Gezi direnişine bağladı.

 

Bu olaylardan sonra Türkiye’de yaşayan bütün çekik gözlüler Çinli zannedilerek saldırıya uğrayabilir. Bizim “kahraman ülkücülerimizin” gücü bu korumasız kimselere yetiyor.

Peki, her çekik gözlü Çinli mi?

Çinli olsa da Çin Müslümanı (Dungan) olamaz mı?

Dungan olmasa da Koreli, Japon veya Moğol olamaz mı?

Abdürreşid İbrahim boşuna mı Japonları Müslüman yapmaya uğraşmış?

Çekik gözlüler sırf bunlarla mı sınırlı? Orta Asya’da Moğolların dışında başka Moğol hatlı, yani çekik gözlüler yok mu? Tabii ki var Eskimolar, Tibetliler vb. buna bir örnek.

Peki, canımız, kanımız, soydaşımız, hepsine “Türk” sıfatı eklediğimiz halklar? Sibirya Türkileri Yakut (Saha), Tuva, Hakas, Altay ve Şorlar; Orta Asya’da yaşayan Kazak ve Kırgızlar, Özbek ve Türkmenlerin bir kısmı, Rusya Federasyonun Avrupa kısmında yaşayan Nogaylar, Çuvaşlar ve Tatar, Başkurtların bir kısmı Moğol hatlara sahiptirler. Onların Türkiye’de yaşayan temsilcileri, kendilerini Ülkücülerden sakınsın.

1950’lerde henüz yeni taşındığım Kurtuluş’ta bir Tatar arkadaşım ile eve giderken on on beş mahalleli çocuk; başlarında Aleko, bizi “Çinli, Çinli” diye kovalamışlardı. Zor kaçıp kurtulmuştuk. Haksız da değildiler, çünkü biz Çin’den Türkiye’ye hicret etmiştik. O gün bizi kovalayan bir Rum idi. O tarihi vatanında bir takım yabancıların gelip yerleşmesine karşıydı. Bugün ise bizleri kim kovalayacak diye düşünmemiz gerekli. Kendini Türk sanan, muhtemelen aslı karışık biri mi? Kim bilir… Çin yemeklerini de seven biri olarak ayrıca daha dikkatli olmam mı gerekecek.

Şimdi bazı şeyleri daha iyi anlıyorum. Değerli bilim adamı Halil İnalcık’a “Siz Tatar mısınız?” diye sorduğumda “hayır ben Türküm” demişti. Ben de dayanamayarak “O halde ayna ile dargınsınız” gibi sert bir yorumda bulunmuştum. Hocamız malum, pasaportu yüzünde olanlardandır.

Aslında herkesin kendi kimliğini kendi belirleme hakkı olmalı. Ancak bazen antropoloji sizi önyargılardan koruyamıyor. Siyah tenli iseniz siz zencilerle ilgili bütün negatif varsayımların hedefisiniz.

Nasıl Avrupa’da Müslüman olmak size önyargı ile yaklaşılmasına neden oluyorsa, teniniz ve fizyonominiz de yabancıların size davranışında belirleyici bir husus oluyor.

Almanya’da iken Kazak ve Kırgız meslektaşlarımın toplum tarafından büyük sempati ile karşılandıklarını görmüştüm. Çünkü onları Japon zannediyorlardı. Bahçeli’nin dediği gibi: Sıradan Almanlar Japon’u Kazaktan nasıl ayırsınlar ki?

Ancak aynı Kazaklar Türkiye’de de Çini zannedilebilirler.

Aman…!

 

 

 

 

Kapak görseli

 

 

Author: Nadir Devlet

Prof. Dr., Türk Dünyası tarihi ve uluslararası ilişkileri uzmanıdır. 20 ve 21. yüzyılda Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk halklarının geçmişi, bugünü, siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik yapıları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Share This