ÇERNOBİL YENİDEN…

 

Nükleer enerji, modern zamanın en ikircikli unsurlarından biri…

Görece ucuz ve uzun ömürlü bir enerji kaynağı olmasına dayanarak nükleer santralları savunanlar bir yanda, herhangi bir kaza ya da yanlış kullanım halinde tüm canlı yaşamı yok edecek kadar öldürücü olmasına işaret ederek, bu enerji türünü reddedenler diğer yanda.

Çevrecilerin reddettiği ve şiddetle eleştirdiği nükleer santrallar ülkemizin de gündemine girdi. Mersin – Akkuyu’da ilk nükleer santralın yapımına başlandı. Ruslar tarafından gerçekleştirilecek proje ile ilgili sert tartışmalar sürüyor. Her ne kadar “nükleerciler” bu enerji türünün dışa bağımlılığı ortadan kaldıracağını savunuyorsa da, nükleer kirliliğin getirdiği riskler, göze alınabilecekten yüksek gibi görünüyor.

 

Nükleer riskinin ne demek olduğunu, yaşanmış bir faciadan öğrenmemiz, hatırlamamız mümkün. 26 Nisan 1986’da, bugünden tam 29 yıl önce şimdiki Ukrayna, o zamanki Sovyetler Birliği’nin topraklarında bulunan Çernobil nükleer santralı patlamış, radyoaktif serpinti ülkemizin de içinde bulunduğu tüm batı Avrasya’yı etkilemişti. O tarihten bu yana ülkemizde ve çevre ülkelerde kanser, tiroid ve benzeri hastalıkların hızla arttığı da bilinen bir gerçek.

 

Uzun zaman önce geçtiğini sandığımız radyoaktif kirlilik tehlikesi, bugün yeniden hortlamış gibi. Ukrayna’da başlayan orman yangınları eski reaktör alanına doğru ilerliyor. Uzmanlar 30 yılda tamamen çökelmiş bulunan radyoaktif zerreciklerin bu yangın ile yeniden havaya karışabileceği yeni bir serpinti tehlikesinden endişeli.

 

Aşağıdaki haritada Çernobil faciasından sonra radyoaktif serpintiye maruz kalan bölgeler görülüyor. Renk kızıllaştıkça riskin arttığı, sarıların orta derece riski, mavilerin ise düşük riski gösterdiğini not edelim.

 

Discovery Channel tarafından Çernobil faciasının nasıl yaşandığını görünür kılmak için çekilmiş bu belgeseli izlemenizi öneriyoruz. Aktörlerin rol aldığı bu canlandırmada, bir reaktörün patlaması halinde neler olacağını, yaşanmış tecrübeden öğrenebiliriz.

İnsanı diğer etobur memelilerden ayıran da bu, hatalarından ders çıkarma becerisi değil mi…

 

 

 

Kapak görseli

 

Author: Kılavuz Kirpi

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This