KENDİNİZİ EN SON NE ZAMAN HAKSIZ BULDUNUZ?

 

Kendi hatanızı, herhangi bir yanlışınızı en son ne zaman kabullendiniz? Yanlış olduğunu anlayıp hangi fikrinizden caydınız? Savunduğunuz bir şeyin kötü / yanlış / eksik / hatalı olduğunu en son ne zaman itiraf ettiniz?

Soruları çoğaltmak mümkün ama temelde şu ikilem yatıyor:

Olaylar karşısında haklı çıkmamız mı önemli yoksa gerçeği, sahici gerçeği arayıp bulmamız mı?

 

Julia Galef tarafından TED için verilen konferansta yaşantımızı temelden etkileyen bir alışkanlığımız sorgulanıyor: Haksız olduğumuzu bildiğimiz halde neden haklılığımızı savunmakta ısrar ederiz?

İnandığımız, doğru saydığımız herhangi şeyin yanlış ya da kötü olduğunu içten içe bilmemize rağmen hatalarımızı, savunduklarımızın yanlışlığını görmemek için bunca çabamız nedendir?

Oy verme tercihimizden tuttuğumuz takıma kadar her kararı, ön kabullerimize hatta önyargılarımıza göre şekillendiriyoruz. Bizim için “doğru” olana uygun gelen her şeyi sorgusuz sualsiz “hakiki doğru” saymamız yüzünden korkunç kötülüklere yol açabiliyoruz.

Julia Galef bu etkileyici konferansla gözlerimizi, vicdanlı olmakla haklı olmak arasındaki uçuruma çeviriyor ve soruyor: “Hangisini isterdiniz? Kendi inançlarınızı savunmayı mı, yoksa dünyayı mümkün olan en berrak şekilde görmeyi mi?”

Sonu “-dır”la, “-dir”le biten cümleleri azaltmak, “neden?” sorusunu, “nasıl?” merakını çoğaltmak için izleyiniz, izletiniz…

 

Author: Kılavuz Kirpi

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This