KİTAP: Bir Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişinin Not Defteri

 

Çok iyi bildiğimizi sandığımız şeyler vardır. Bir gün aslında ne kadar az bilgimiz olduğunu fark edince sarsılırız. Aşağı yukarı 5 yıl önce bir kitap okudum ve şiddetle sarsıldım, şaşırdım, etkilendim.

Yıllarını Milli Eğitim bünyesinde çeşitli idari görevlerde geçiren Erhan Avunduk Hocanın, Bakanlık müfettişi olarak ülkenin dört bucağını adımladığı dönemin tanığı kitabı, Bir Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişinin Not Defteri.

 

Biz öğretmenlerin zihninde “müfettiş” sözcüğü pek de olumlu yankılanmaz.

Bizim durduğumuz yerden bakınca müfettiş, sınıfa girmeyen, ders anlatmayan, emek vermeyen ama bizlere, bu işi bilfiil yapanlara işimizi öğretmeye kalkan, kahverengi takım elbiseli ve daima asık suratlı bir figürdür. Müfettişi sanki başka bir yaşam gayesi yokmuş da, sırf bizi tedirgin etmek, imtihana çekmek ve azarlamak için dersimize giren, dosyalarımızı karıştıran bir öcü gibi görürüz.

Ne kadar eksik, ne kadar defansif bir bakışmış meğer…

 

Erhan Avunduk, teftiş meselesinin öğretmen gözüne görünmeyen tarafını görünür kılıyor, bu kitabıyla. Kitaptan, bir bakanlık müfettişi olmanın nelerle mücadele etmek demek olduğunu enine boyuna öğreniyoruz.

Müfettiş, sıcacık evinden çıkıp memleketin ücra köylerini, unutulmuş bucaklarını, adeta hep bulutlu ve kasveti bir iklimde yaşamaya mahkûm edilmiş yörelerini dolaşıyor. O gitmese merkezden, ülkenin kalbinden hiç kimse oralara gitmeyecek gibi, oradakiler birbirlerinden başka bir ses duymayacak gibi…

 

Doğdukları yerde ölenler Milli Eğitim müfettişinin gelişi ile kendi dar dünyalarından dışarıya bakma, başka bir yaşamdan haberdar olma şansını yakalıyorlar. Yalnız ve güzel ülkemizin çocuklarını kime emanet ettiğimizi, müfettiş raporlarından öğreniyoruz. Öğreniyor ve dehşete kapılıyoruz.

 

Evliya gibi dağı taşı gezmek, kar kış demeden oradan oraya savrulmak, müfettişlik mesleğinin en zor kısmı da değil üstelik. Merkeze her dönüşte başka bir Bizans oyununa silah kuşanmak gerekiyor. Bürokrasinin ayak oyunları belki de mahrumiyet bölgelerinde geçen haftalardan, aylardan daha çok yoruyor, aşındırıyor müfettişi…

 

İşte bu yüzden bu kitabı tavsiye etmek istiyorum. Eğitim meseleleri ile yakından – uzaktan ilgilenen herkesi benim gibi iki omzundan tutup silkeleyeceğinden eminim çünkü. Hem bugün içinde yaşadığımız hazin eğitim tablosunun ne zaman, nasıl ve kimler tarafından resmedildiğini öğrenecek hem de eğitim makinasının öğrenci – öğretmen – veli üçgeni dışında kalan kısımlarına yakından bakacaksınız.

 

Tanıtım bülteninden:

Yıllar bitiyor, yollar ve turneler bitmiyordu. Bir turnenin sonuna gelmeden bir başka turnenin haberi ulaşmakta gecikmiyor, turneler birbiri arkasına sıralanıyordu… “Ömür biter, turneler bitmez” diyorduk. Müfettişlik buydu, müfettişin kaderi buydu. Yollar, denetimler, soruşturmalar, koşuşturmalar ve su gibi akıp giden zamanla yarış… Bazen geciken bir aracın üzüntüsü, bazen nezle virüsü ile mücadelenin bîtaplığı ekleniyordu günlük yaşama ve geriye acı tatlı anılar kalıyordu.

 

Bazı yerler ulaşılması, gidilmesi gerçekten çok meşakkati gerektiren uzak birimler oluyordu. Ama görev yapılacaktı, yapılıyordu. Göreve bağlılığın güzel ve unutulmaz örnekleri veriliyordu. Çok kısıtlı süreye karşın genellikle girdikleri kurumlardan olumlu izler ve yankılar bırakarak çıkıyorlardı müfettişler.

 

Denetimlerde bir şeyler verilebilmiş, hatalı bir uygulamanın düzeltilmesi sağlanmışsa, yorgunluklar zevk oluyor, unutuluyor, anılar yumağına bir turne daha ekleniyordu…

 

Karla, kışla, soğukla birlikte girdiğimiz il kapılarından çoğu kez aynı iklim koşullarında çıkıyor, ancak denetlediğimiz okullara bahar sıcaklığını, bahar güzelliklerini vererek, taşıyarak, okullarımızın iklimini değiştirerek, denetimin olumlu damgasını vurarak ayrılmanın iç huzurunu yaşıyorduk. Müfettişlik zordu, yorucuydu, sıkıntılıydı belki ama görev sevilerek yapılınca tüm zorluklar siliniyor, unutuluyordu…

 

 

 

 

 

 

 

Author: Beril Devlet

[yazar] [ara sıra çevirmen] [çeyrek asırdır eğitimci]

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Share This