NEYZEN TEVFİK: ISTIRABIN SONU YOK SANMA, BU ALEM DE GEÇER

 

 

1879’da Bodrum’da doğan, 1953’te İstanbul’da ölen büyük şair Neyzen Tevfik, Osmanlı döneminde istibdada karşı, Cumhuriyet yıllarında ise devrimlere karşı gelenlere yönelik hiciv içerikli eserler kaleme almış, haksızlığa, yolsuzluğa ve yozlaşmışlığa karşı şiirler yazmıştır. Birçok defa tutuklanmış, ama kısa süre sonra serbest bırakılmıştır.

Epilesi hastalığı ve alkol nedeniyle yolu akıl hastanesinden de geçen büyük sanatçı, tüm hayatı boyunca baskı ve zulme karşı çıktı. Tevfik’in şiirlerindeki yergi ve taşlamaları onu, bu türde Nef’i ve Eşref’ten sonra en önemli üçüncü edebiyatçı konumuna getirmiştir.

Büyük edebiyatçının eserlerinden 1943 tarihli “Geçer” şiiri, kendi sesinden bir başka tad veriyor…

 

 

GEÇER

Istırabın sonu yok sanma, bu âlem de geçer,
Ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer,
Gam karar eyleyemez hande-i hürrem de geçer,
Devr-i şâdi de geçer, gussa-i matem de geçer,
Gece gündüz yok olur, ân-ı dem âdem de geçer,

Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi,
Çağlayan göz yaşı mı, yoksa ki hicran seli mi?
İnleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi?
Çevrilir dest-i kaderle bu şu’unun fili mi,
Ney susar, mey dökülür, gulgule-i Cem de geçer,

İbret aldın, okudunsa şu yaman dünyadan,
Nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan.
Niyyet-i hilkatı bul aşk-ı cihan aradan,
Önü yoktan, sonu boktan, bu kuru da’vadan
Utanır gayret-i gufranla cehennem de geçer.

Ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe,
Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre
Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre!
Ma’rifet mahkemesinde verilen hükme göre,
Cennet iflas eder, efsane-i Âdem de geçer.

Serseri Neyzen’in aşkınla kulak ver sözüne,
Girmemiştir bu avalim, bu bedyi’ gözüne.
Cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne.
Pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne,
Hak olur pir-i mugan, sohbet-i hemdem de geçer.

 

Sözlük :
Ram : Boyun eğen, itaat eden
Hande-i hürrem : Şen gülüşler
Devr-i şadi : Memnunluk, sevinçlilik devri
Gussa-i matem : Matemin kederi
An-ı dem adem : İnsanın soluk alma anı
Tecelli-i hayat : Hayatın talihi (veya cilvesi)
Saz-ı kaza : Mealen : kaderin sazı
Dest-i kader : Kaderin eliyle (yardımıyla)
Şu’un : Olaylar (olup biten)
Gulgule-i Cem : “Cem” özel isim olarak yazıldığından Hz. Süleyman’ın lakabı olarak alınır (Aynı zamanda Büyük İskender’in de lakabıdır) ve çeviri “Hz. Süleyman’ın sesi” olarak yapılabilir.
Niyyet-i hilkat : Yaradılışın amacı
Aşk-ı cihan : Dünya aşkı
Ara : Mıntıka bölge
Gayret-i gufran : Affetme, merhamet etme niyeti
Türe : Hak hukuk adalet
Efsane-i Adem : Hz. Adem efsanesi
Avalim : Dünyalar
Bedyi’ : Güzellikler
Cehlinin : Cehaletinin
Pir olmak : Yaşlanmak, ihtiyar olmak
Sakiy-i gül çehre : Gül sunan çehre (yüz).
Hak : Toprak
Pir-i mugan : Meyhaneci
Sohbet-i hemdem : Canciğer arkadaş sohbeti (Muhabbeti)

 

 

Author: Kılavuz Kirpi

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This