RUSYA “DOSTLUK VE BARIŞ” ANTLAŞMASINI İPTAL Mİ EDİYOR?

 

Rusya Dışişleri Bakanlığı, 1921’de Sovyet Rusya ile Türkiye arasında imzalanan “dostluk ve kardeşlik” anlaşmasını iptal etme talebini inceliyor.

Bu talebi Rusya Devlet Duma’sının (Parlamentonun aşağı kanadı) iki Komünist Parti üyesi ortaya koymuşlar. Moskova’nın Ankara ile ilişkilerini tamamen yok etmenin yollarını aradığının bir başka göstergesi olarak algılanabilir.

 

16 Martta Moskova Antlaşmasının imzalanmasının 95 yılı dolacak.

O dönemde iki genç devlet arasında imzalanan bu antlaşma her iki ülke için de önemli idi. Rusya’da Çarlık rejimi yok edilmiş, Türkiye’de ise Mustafa Kemal, Osmanlı İmparatorluğuna isyan etmişti. İdeolojik olarak bakıldığında her iki ülkede değişikliklere kapı açılmıştı. Lenin belki o dönemde Türkleri Komünizm yoluna çekebilirim diye düşünmüş olmalı ki, Mustafa Kemal’e silah ve maddi yardım sağladı.

Bu antlaşma ile ilk defa olarak yabancı bir ülke TBMM’ni tanımış oldu. İkinci olarak Sovyetler, Çarlık Rusyasının, 93 Harbi’nde (1877/78) Osmanlıyı yendikten sonra tazminat olarak ele geçirdiği Kars ve Ardahan’ı Türkiye’ye, Batum’u ise Gürcistan’a iade etmiş oldu.

Sovyet Rusya aynı zamanda 1774 yılında Osmanlı Devletine zorla kabul ettirilmiş olan kapitülasyonu da tanımayacağını ilan etti. Bunun dışında bu antlaşmada komşu Nahçevan (Nahçıvan) bölgesinin Azerbaycan’a özerk bir bölge olarak verilmesi şartı da vardı. Bu konu 13 Ekim 1921 Kars Antlaşmasında teferruatlı bir şekilde kaydedilmişti. Ancak Karabağ konusu gündeme getirilmemişti. Ayrıca Rusya dostları Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’ın bu şartları tanımalarını sağlayacaktı.

(Bu gelişmeler hakkında teferruatlı bilgiyi benim Millet ile Sovyet Arasında (İstanbul: Başlık Yayın. 2011) adlı kitabımda bulabilirsiniz.)

95 yıldan sonra bu antlaşma iptal edilebilir mi?

Bugün bu antlaşmayı imzalayan Sovyet Rusya aslında yok. Ancak Moskova “biz SSCB ve ondan önceki Sovyet hükümetlerinin bütün antlaşmalarına sadığız” diyorsa, ortaya tekrar bir soru çıkıyor: Bugünkü Rusya yönetimi Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) kurulurken bağımsız ülkelerin sınırlarına dokunulmayacaktır şeklinde bir vaatte bulunmuştu. Ancak Gürcistan ile Ukrayna’yı (en azından bir kısmını) işgal etti. Şimdi sırada kim var, henüz bilemiyoruz.

 

Putin’in uluslararası hukuk normlarına saygısının olmadığı bilinen bir gerçek.

95 yıl önce temeli atılan dostluğu da, son 25 yılda adım adım geliştirilen dostluğu da geçersiz kılacak güce sahip. Böylece bir zamanlar Stalin’in talep ettiği gibi Kars ve Ardahan’ı bizden geri istemesine zemin de hazırlar. Stalin’in ölümünden sonra böyle talepler duymadık. Ancak Moskova doğrudan doğuya Türkiye’ye savaş açmak isterse bu nevi talepler ortaya koyacaktır.

Geçen haftalarda Rus ordusunun Kuzey Kafkasya’da gerçekleştirdiği manevralar da bir nevi tehdit olarak algılanabilir. Türk basını bu konuyu fazla derine inmeden haberleştirmekle yetindi. Bazıları olayı “bu, Putin’in Türkiye’ye psikolojik baskısıdır” şeklinde yorumladı.

Moskova antlaşmasını iptal etmenin ne oradaki Tatar, Başkurt, Çuvaş, Nogay, Karaçay-Balkar, Altay, Saha gibi soydaşlarımıza, ne Rusların bir kısmına, ne bize, ne de başka halklara fayda sağlamayacağı aslında herkesin malumdur.

 

 

Bu makale, Prof. Dr. Nadir Devlet’in Azatlık Radyosu‘nda çıkan Tatarca aslından, yazarı tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.

Author: Nadir Devlet

Prof. Dr., Türk Dünyası tarihi ve uluslararası ilişkileri uzmanıdır. 20 ve 21. yüzyılda Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk halklarının geçmişi, bugünü, siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik yapıları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This