RUSYA FEDERASYONU’NDA SONUCU BELLİ BAŞKANLIK SEÇİMİ

 

18Mart 2018 Pazar günü Rusya Federasyonunda Devlet Başkanlığı (Cumhurbaşkanlığı) için seçim gerçekleştirilecek. Neredeyse 20 yıldır iktidarda bulunan Vladimir Putin’in karşısında yedi aday var. Tabii ki en güçlü aday Putin, çünkü Rusya tek adam yönetimine sahip olduğundan her türlü devlet organları yıllardan beri onun belirlediği bürokratlar kontrolünde faaliyet gösteriyor.

Putin kendinden o kadar emin ki, başkanlık adaylarının ortak televizyon tartışmasına da katılmıyor. Adaylar arasında Rusya tarihinde belki bir ilk olarak bir hanım, Kseniya Sobçak yarışıyor. Diğer tanıdık ad ise Türkiye ile Rusya arasında gerginlik sürdüğünde “Türkiye’yi bombalayalım!” diyen Jirinovski. Putin’in karşısına çıkabilecek tek aday ise Rusya Federasyonu Komünist Partisi adayı Pavel Grudinin gibi görülüyor. Devlet Başkanlığı yönetimi bu adayı diskalifiye etmek için bir hayli fırsat yakaladıysa da onu anlaşılan önemli bir aday olarak görmediler.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Pavel Grudinin

 

Putin’in karşısında en güçlü aday olabilecek Aleksey Navalni’nin adaylığını ise Yüksek Seçim Kurulu engelledi. Navalni seçim öncesinde ileri gelenlerin zenginlikleri ve yolsuzlukları incelensin diye bir kampanya başlatmış ve Rusya’nın çeşitli şehirlerinde gösteriler olmuştu. Navalni Yüksek Seçim Kuruluna seçimlerin adil şekilde yürütülmesi için 4.500 seçim sandığı gözetmeni, ayrıca 850 monitör yerleştirmeyi teklif etmişti. Bu talepler aynı kurulun başkanı Ella Pamfilova tarafından reddedilmişti.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Aleksey Navalny

 

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Ella Pamfilova & Vladimir Putin

 

Güçlü Navalni aday yapılmayınca ikinci güçlü aday olarak Grudinin kalmış oldu. Kendisinin de beklemediği bir destek görmeye başladı. Uzak bölgelerde seçim işlemi başlatıldığından Rusya’nın Avrupa bölümünde en kuzeydeki Arhangelsk eyaletinin Nenets Özerk Okrugunda (bölge) alınan sonuç başkent Moskova’yı huzursuz etti. 40 bin kişinin yaşadığı bu bölgede 6 bin seçmen var. Bunların ancak %40’ı dev aday Putin’e, kalan %60’ı ise Grudinin’e oy vermiş. Aslında o aday hakkında yoğun bir karalama kampanyası yapılmıştı. İdil-Ural bölgesindeki Başkurdistan’ın başkenti Ufa’da da onu destekleyen bir küçük miting düzenlenmişti. Grudinin Tataristan’ın başkenti Kazan’da yaptığı toplantıda cumhuriyette Rusça da, Tatarca da resmi olarak okutulmalıdır diyerek Tatarların gönlünü almasını bildi.

Kamuoyu araştırmalarına göre büyük şehirlerde Putin’i destekleyenler beklendiği kadar çok değil. İki yıl önceki (18 Eylül 2016) Rusya Federasyonunun alt meclisi Devlet Duma’sı seçimlerine seçmenlerin ancak %47,8 katılmıştı. Devlet Başkanlığı seçimlerine katılım daha yüksek olacak, %70’i aşacak diye bekleniyor. Başkan seçilmek için verilen oyların % 50’sini alma şartı var. Hiçbir aday bu orana ulaşamazsa ikinci tura gidiliyor ve bu turda en çok oy alan iki aday yarışıyor.

 

Devlet teşkilatı elinde olduğu için yerel yönetimler de Putin’i destekleme kampanyası başladı. Örnek vermek gerekirse Rusya’nın 22 cumhuriyetinden biri olan Tataristan’ın eski Cumhurbaşkanı Şeymiyev, yenisi Minnehanov “Putin’e oy verin!” diye toplum karşısına çıktılar. En ilginci de Dünya Tatarları Kongresi Milli Şura Komitesi Başkanı Rinat Zakirov da aynı talebi tekrarladı. Putin cumhuriyetin petrol ve diğer gelirlerini sömürmesinin dışında iki ülke arasında “Egemenliği Paylaşma Antlaşması” nı uzatmamıştı. Daha sonra cumhuriyette Tatar dili eğitimini zorunludan seçmeli hale getirdi.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Soldan sağa: Putin – Minnihanov – Şeymiyev

En son olarak da Putin Amerikan televizyonu 11 Martta NBC News ’e verdiği mülakatta, “ABD Başkanlık seçimlerine karışan 13 Rusyalının Rus olmayıp Ukraynalı, Tatar veya Yahudi olma ihtimali var” şeklinde Tatarları suçlayan bir beyanda bulundu. Bütün bunlara rağmen Tatar liderlerin Putin’i destekler demeçler vermeleri, onların nasıl bir “yes man”e (evet komutanım) dönüştüklerinin güzel bir örneğini teşkil ediyor.

Pek çok siyasi lider gibi Putin de gerekirse sahte verilerle propaganda yapmaktan çekinmiyor. 7 Martta RFE/RL web sayfasında yayımlanan bir habere göre, Putin’in Yüksek Lisans tezini de Milli Maden Kaynakları Üniversitesinden Vladimir Litvinenko hazırlamış. Vladimir Putin o üniversitede hiçbir zaman bulunmamış, ayrıca tezin iki kaynaktan intihal edildiği tespit edilmiş.

Putin seçim öncesi propaganda aracı olarak ise 1 Mart’ta yaptığı konuşmada, “dünyanın her yanını vurabilecek büyük bir nükleer füze hazırladıklarını ve dünyadaki hava savunma sistemlerinin buna karşı koyamayacağını” söylemişti. Onun bu tehdidi NATO ve Avrupa’ya yönelik olsa da aslında Rus halkına ne kadar güçlü olduklarını ve buna kendi zamanında ulaşıldığını hatırlatmak maksadını taşıyordu, yani seçime yönelikti. Zaten çoktan beri Putin gerek Kafkaslarda, gerek Ukrayna’da ve gerekse Suriye’de silaha dayalı siyaset yürütüyor.

Fakat bu güçlü görünüme rağmen, Rusya’nın bir hayli iç ve dış sorunları var. Bunları halkın gözünden saklamak ne kadar mümkün olacak? Putin kırsal kesimde sağlık sistemini nerdeyse yok etti. Rosstat (Rusya İstatistik İdaresi) verilerine göre, 2000 yılında 10.700 hastane varken, 2015’te bu sayı 5.400’e inmişti. Öte yandan ülkede köy nüfusu hızla azalmakta, doğum oranları düşmekte, Rusya her yıl bir milyon işgücünü kaybetmekte.

Dış politikaya gelince de AB Ukrayna anlaşmazlığı dolaysıyla Rusya’ya uyguladığı ekonomik ambargoyu tekrar altı ay, 15 Eylül’e kadar uzatma kararı aldı. Bu çerçevede 38 Rus şirketinin mal varlıklarına el konulmuştu.

12 Mart 2018’de Britanya parlamentosunda konuşan Başbakan Theresa May, geçenlerde Salisbury kentinde eski GRU (Sovyet Askeri İstihbarat) albayı Sergei Skripal ile kızı Yulia’ya yapılan Noviçok adlı Sovyet sinir gazı saldırısının ardında büyük ihtimalle Rusya’nın olduğundan, buna dair güçlü delilerin mevcudiyetinden bahsetti. Neticede Britanya’da bulunan 58 Rusya Federasyonu diplomatından 23’nü ülkeden uzaklaştırma kararı aldı. Ayrıca Birleşik Krallık Rusya Federasyonundaki Dünya Futbol yarışına da katılmayacağını ilan etti.

Kısacası Putin tekrar seçildikten sonra daha da sorunlu bir Rusya‘yı yönetmeye başlayacak.  Bu sorunları, saldırganlıkları veya propagandaları ile yok edebilecek mi, göreceğiz.

 

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

 

 

Author: Nadir Devlet

Prof. Dr., Türk Dünyası tarihi ve uluslararası ilişkileri uzmanıdır. 20 ve 21. yüzyılda Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk halklarının geçmişi, bugünü, siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik yapıları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This