Sen neymişsin be Korona!

Bizde ne güven ne huzur ne iş ne ümit bıraktın be Korona. Kıs kıs gülüyorsun değil mi, seninle başa çıkamayacağız diye? Belki pek de haksız değilsin. Çünkü kendi ölmedikçe, kimse seni pek ciddiye almıyor. Vurdumduymazlık mı, cehalet mi, siyasetçilerin halkı yatıştırmak için yarı gerçek beyanda bulunmaları mı, tıpçıların her biri birinden parlak fikirlerle gelmesi mi, ilaç firmalarının aşıyı bulmak üzereyiz gibi beyanları mı bizleri rehavete sürükledi? Neyse ne…

Üstünkörü, son bir iki günlük Koronavirüs haber bombardımanına bakıp, sizler için özetlemeye çalıştım.

“Avrupa’da Covid-19 günlük ölümleri verilerin üzerinde. Gerçek sayı 200 bin üzerinde”. Yani bu araştırma hükümetleri yalancı çıkarmış bile.

“Avrupa’nın en büyük ölçekli antikor araştırmasına göre, sürü bağışıklığına ulaşmak neredeyse imkânsız”. İspanya’da ancak nüfusun %5’i virüse karşı antikor geliştirebilmiş. Bu ne demek? Halkı “saldık çayıra, Mevla’m kayıra”.  Yani boşuna ümitlenmeyin.

İnatçı Trump’ın ülkesinde ölü sayısı 130 bini aşamasına ve 50 devletin (eyaletin) 41’nde artış tespit edilmesine rağmen yetkililer ilginç kararlar alıyorlar. Texas’ta test yapılan 1335 yuva personelinde (894’ü görevli, 441’i çocuk) Kovid-19 pozitif çıkmış. Bu görevlilerin hepsine ve yuvaya giden tüm çocuklara yapılmış bir test değil. Çalışan ailelerin çocuklarını “inşallah virüs kapmaz” diye yollamaktan başka çareleri yok. Yani işi Tanrıya havale etmek, insanların devamlı yaptıkları şey. Ancak pek sonuç alınamıyor.  

“Popüler İspanyol plajları aşırı kalabalık nedeniyle kapatıldı”. Plajlar açılınca vakalar artmış. Vay sinsi Kovid-19, insanlara bir güneşlenmeyi, suya dalmayı çok görüyor.

İngiliz Guardian gazetesine göre, “Koronavirüs salgını yaşlılara ayrımcılık ve kötü muameleyi artırdı”. Yönetimler suçlu olarak onları gösterince olacağı da buydu. Batılılarda “yaşlılara hürmet” (?) yok anlaşılan.

“New York Broadway aktörü Nick Cordero (95 gün) mücadeleden sonra Kovid-19 nedeniyle vefat etti”. Hayret verici bir haber, batıda gençler de ölürken bizde 70 yaşlarındakiler ölüyor. Anlaşılan batılıların gençleri sağlıkça çürükler.

Benzer bir haber ise şöyle:

“30 yaşındaki sağlıklı bir adam kalabalık bir bara gider. Hastaneye düşer. Şimdi ise solunum cihazına bağlanmış”. Teorimizi teyit ediyor değil mi? Türkiye’de böyle bir şey olmuyor.

ABD’den acı bir haber ise şöyle:

“Kaliforniya’da bir partiye katıldığına pişman olduğunu bildirdikten bir gün sonra Koronavirüsten öldü”. Yine bir genç. 70 yaşında kimse partiye gidecek değil ya.

“24 Haziran’da 1.492 olan yeni vaka sayısının 1.172’ye indiğini belirten Fahrettin Koca, “Virüsün yayılması hızlı, vakaların azalması zaman alıyor. Son 1 haftada hastanede tedavi görenlerin yaş ortalaması 46,7. Son 1 haftada tanı konanların %11,13’ü 65 yaş üstü. Vefat edenlerin yüzde 70’ten fazlası bu yaş gurubundan” diye bildirdi. Belirttiğine göre o gün 19 kişi ölmüş.  Bu ifadelerde açıklık yok. Çünkü %88,87’nin yaş skalası belirtilmemiş. Dolayısıyla bunlar virüsü nasıl kapmışlar, anlaşılmıyor.

Maskesiz dolaştıklarından mı? Maskeyi yalnız çenede veya çene altında takmalarından mı? Sitelerdeki personelin (güvenlik, teknik personel, hizmetli, bahçıvan vs.) maske takmakta direnmelerinden mi? AİDS salgını varken hayat kadınları ile olanlara sorulduğunda “Biz Türk’üz, bize bir şey olmaz” diye cevap veren zihniyetin, on yıllar geçmesine rağmen değişmediğini görmek… Bu ne kavilik, takdir-i şâyan.

Son zamanlarda Bilim Kurulu üyelerinin açıklamaları hayli azaldı. Belki de iyi oldu. Virüs konusunda zır cahil olan bizler, her uyarı ve tehditten sonra uykularımız kaçmaya başladı. Diyeceksiniz ki bunlar monşer.  Monşer olmasalar da korkaklar. Unutuyorlar mı “bir Türk’ün nelere bedel olduğunu?”.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Bilim adamlarına yüz verirseniz bakın ne oluyor:

“DNA üzerindeki araştırma Kovid-19 virüsünü Neadertallerden miras aldığımızı gösteriyor”. Yani bu virüs 60 bin yıldır mevcutmuş ve nesilden nesle geçmiş. Böylece bizlerin homo sapiens’ten çok Neandertal genleri taşıdığımız anlaşılıyor. Bu aynı zamanda Çinlileri de aklamış oluyor. Yani onlar bu virüsü laboratuvarda icat etmemişler. Trump bunda da yanıldı. Haydi buradan buyurun.

Daha neler duyacağız… Liderler bizlere daha neleri tepside sunacak… Bu bilgi kirliliği ve yetersizliği bizi daha ne kadar allak bulak edecek….

Son bir şey. Geçenlerde çok haberdar (!) birinden duydum. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Türkiye’de Fatih Terim ve birkaç kişi virüsü kaptıktan üç gün sonra iyileştiler. Sebebi şuymuş: Çin’de bunun ilacı bulunmuş. Bir tüpü 36 bin dolarmış (246.969 TL). Türkiye’de Koçlarda dört, Acıbadem hastanesinde de üç adet varmış. Efendim, iyisinden bir araba parasını kenara koyun, ne olur ne olmaz. Yoksa size biz bile yardım edemeyiz. Uğurlar ola!

Kapak görseli: Yeni Şafak

Author: Nadir Devlet

Prof. Dr., Türk Dünyası tarihi ve uluslararası ilişkileri uzmanıdır. 20 ve 21. yüzyılda Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk halklarının geçmişi, bugünü, siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik yapıları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This