Tarihte Türk -Rus İlişkileri (3)

Birinci Dünya Savaşından önceki son Türk-Rus savaşı 93 Harbi denilen 1877/78 yıllarındaki savaştır. Savaş iki cephede Kafkaslarda ve Balkanlarda sürdü. İki taraftan 100 binden fazla asker öldü. Savaş neticesinde bir milyon kadar insan mülteci durumuna düştü. Savaşlar yalnız askerler arasında değil sivil halk arasında da kayıplar yaratır. İnsanlar ölür, yaralanır, uzuvları kopar, evlerini-yurtlarını, mallarını-mülklerini kaybederler. Çocuklar babasız, kadınlar kocasız, aileler ise akrabasız kalırlar.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Orduları beslemenin bir nedeni de böyle felaketlere uğramamak içindir.  Güçlü ve modern orduları olanlardan çekinilir. Diplomasi denilen oyunda güçlü orduları olanlar arzularını karşı tarafa daha kolay kabul ettire bilirler. Kabul ettiremez gibi gözüküyorlarsa, bunun bir nedeni vardır. Savaşı kaybedenler topraklarının bir kısmını düşmana teslim etmek ve tazminat ödemek zorunda kalırlar. Bunun belasını ise bütün vatandaşlar çeker.

1876 yılında Bulgaristan’da, muhtemelen Çarlığın da rolü ile, isyanlar başladı. Bunu bahane eden Rusya Haziran 1877’de Romanya üzerinden Bulgaristan’a askerlerini sokunca, 93 Harbi başlamış oldu.  Aralık ayında Ruslar Plevne kalesini ele geçirdiler. Böylece Trakya yolu açıldı. Ocak 1878’de Ruslar Osmanlının önceki payitahtı Edirne’yi ele geçirdiler ve ilerlemelerini sürdürerek bugün Yeşilköy dediğimiz Ayastefanos mevkiini ele geçirerek Sultan’ın sarayına çok yakın bir konuma geldiler. Başkent ha düştü ha düşecek idi.

Ruslar başkente girmekten sarfı nazar ettiler ve padişaha ateşkes tekli ettiler. Osmanlılar buna yılana sarılır gibi sarıldılar.  Ruslar neden ateşkes teklifinde bulundular, bu konuda ancak spekülasyon yapılabilir. Neticede alelacele Ayastefanos ateşkes antlaşması imzalandı. Osmanlı Devleti büyük kayıplara uğramıştı. Birleşik Krallık, Fransa gibi büyük devletler Rusların bu derece güç kazanmalarına seyirci kalmadılar. Neticede St. Petersburg’u Berlin antlaşmasını imzalamaya mecbur ettiler.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn
Ayastefanos Antlaşması (San Stefan) 1878

Buna göre Sırbistan, Çekoslovakya ve Romanya bağımsızlık kazandı. Bulgaristan üçe bölündü. Kuzeyde Kafkasya’da Batum, Kars, Ardahan ve Artvin Rusya’ya devredildi. Osmanlı Devleti Çarlık Rusya’sına 230 bin altın tazminat vermeye mahkûm edildi. Yunanistan’a Teselya bölgesi verildi. Bosna-Hersek ve Arnavutluk Osmanlı toprakları olarak kaldılar, ancak yönetimleri Avusturya’ya teslim edildi. Osmanlı Devletindeki azınlık Ermeni ve Rumlara özel haklar verildi.

Böylece Osmanlı 19. Yüzyıl sonuna doğru çok ağır bir antlaşmayı imzalamış, Avrupa ve Kafkas topraklarından önemli bir kısmını kaybetmiş oldu. Avrupa’da artık Osmanlı etkisinden bahsedilemez olmuştu. Aracı konumunda bulunan Birleşik Krallığa ise Kıbrıs’ta bir askeri üs kurma hakkı verildi. Berlin antlaşması ile Ayastafonos’ta Ruslara İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını serbestçe geçme hakkı lağv edilmiş oldu.

20 yüzyılda Ruslarla savaş ise 36 yıl sonra gerçekleşti. Bu konuda gelecek yazımızda yorum yapacağız.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn
“Eğlenceli Atlas”ta 93 Harbi temsili

Kapak görseli

Author: Nadir Devlet

Prof. Dr., Türk Dünyası tarihi ve uluslararası ilişkileri uzmanıdır. 20 ve 21. yüzyılda Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk halklarının geçmişi, bugünü, siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik yapıları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This