AZERBAYCAN 2020’DE YÜKSELEN YILDIZ MI OLDU?

2020’nin sonlarına doğru Türk dünyasındaki en önemli gündem maddesi hiç şüphesiz ki Azerbaycan-Ermenistan savaşı idi. Rusya’nın ikinci defa müdahalesinden sonra rakipler arasında ateşkes imzalandı. Çünkü Ermenistan güçleri büyük yenilgiye uğradı. Azerbaycan’ın da 2.800 askerini kaybetmesine, çok sayıda askerinin yaralanmasına, sivillerin ölmesine, askeri teçhizat kaybına ve büyük masraflara neden oldu. 

Böylece Azerbaycan, 1992’de Ermeniler tarafında işgal edilmiş topraklarının önemli kısmını geri almış oldu. Ancak 2 bin Rus askerinin Dağlık Karabağ bölgesine yerleşmesini kabul etmek zorunda kaldı. Aliyev her ne kadar “Karabağ bizimdir” dese de savaş esnasında bölgeden kaçan Ermeniler geri gelmeye başladı. Kime güvenerek? Tabii ki Rus askerinin korumasına. Aliyev de Karabağ’daki Ermenilere bir çeşit özerklik verebiliriz diye durumu çar-naçar kabul etti.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yıl dolayısıyla Bakü’deki Türk askerlerini kutladı. Türk askerleri 29 Aralık’ta Bakü’ye ulaşmışlardı. Başında bir general ve 35 subay olan askeri birlik Ruslarla kurulacak ortak barış birliğinde görev alacak. Ancak Türk askeri Karabağ’a giremeyecek. Moskova Azerbaycan’ın göbeğinde bir askeri üs kazanmış oldu. Ancak Türk askerinin de Azerbaycan’a yerleşmesine mâni olamadı. Bir şekilde karşılıklı tavizler verildi.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Azerbaycan’ın savaşı kazanmasında Türk askerinin, danışmanlarının, silah ve teçhizatının önemli rolü olması, Türkiye’ye 102 yıl sonra güney Kafkasya’da asker bulundurma imkânı sağlamış oldu. Osmanlı askeri en son 1918’de Bakü’de bulunmuştu.  

Zafer söylemleri Türkiye’de bir kısım insanı ziyadesi ile heyecanlandırdı.  Nahcivan, Rusya Gizli Servisi FSB kontrolündeki şoseden Ermenistan’dan Azerbaycan’a geçiş sağlanacak şeklinde bir taviz de verilmişti. Ne Ermenistan ne de İran bunu kendilerine tehdit olarak algıladı. 

31 Aralık’ta ise Milli Savunma Bakanı Hulûsi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ve kuvvet komutanları, Bakü’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildi.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yapılan ortak basın toplantısında, Nahcivan’dan ana Azerbaycan’a ulaşacak demiryolunun Ermenistan sınırındaki Horadiz kasabasından Zangilan’a uzanacak bir hat üzerinde planlandığını söyledi. Demiryolunun yapımının en fazla 2 yıl süreceğini belirten Aliyev, “ancak bu tarihi beklemememiz gerektiğini ve malların Horadiz’e trenle, oradan da tırlarla taşınabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Ancak Türkiye’nin demiryolu Kars’a kadar ulaşıyor. Türkiye’nin Nahcivan sınırına kadar yeni tren yolu inşa etmesi gerekecek. Aslında bu masraflı ve bence gereksiz. Zaten Kars’tan Bakü’ye Gürcistan üzerinden ulaşan bir tren hattı var.  Dolayısıyla yeni hatlara gerek kalmıyor. Şu anda Kars-Tiflis-Bakü tren hattından mallar naklediliyor, ancak onların diğer Türki Cumhuriyetlere ulaştığı yok. Çünkü Hazar Denizini aşılmak şu anda hayli zor.  

Bu arada Azerbaycan gaz ithalatında Rusya’ya rakip oldu. 31 Aralık’ta Azerbaycan’ın ticari doğalgazı Sırbistan’a ulaştı. 878 km. uzunluğundaki TAP (Trans Atlantik Boru hattı) hattından Türkiye’deki TANAP’a (Trans Anadolu Boru Hattı) bağlanıp Yunanistan’a ulaşan gaz, Arnavutluk ve Adriyatik Denizine erişiyor.  Gerçi Rusya gazı ile rekabet edecek kadar büyük miktarda olmasa da Bakü’ye iyi gelir sağlayacak.

Diğer yandan 2013’te Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Moğolistan’ın katılımıyla “Avrasya Askerî Statülü Kolluk Kuvvetleri” kurulmuştu,  ancak 2018’de lağvedildi. Şimdi tekrar faaliyete geçirilmesi planlanıyor. Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki bu kuvvet diplomatları korumayı üslenecek. 

Azerbaycan Rusya’yı endişelendirmek istemiyor. Aliyev, Putin’e bu zafer için defalarca teşekkür etti. Diğer yandan ise Türkiye ile bu bölgede yeni oluşumlara imza atmak istiyor.  Bu ihtirasın Azerbaycan’daki iktidar muhaliflerine, gazetecilere ve genel olarak halka pek faydası olmayacak. Çünkü kendini artık daha da güçlü hisseden Aliyev demir eldivenini daha sık kullanacak.

Author: Nadir Devlet

Prof. Dr., Türk Dünyası tarihi ve uluslararası ilişkileri uzmanıdır. 20 ve 21. yüzyılda Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk halklarının geçmişi, bugünü, siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik yapıları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This