HAYIRSEVERLİKTE SON SIRADAYIZ

 

Dünya hayırseverlik endeksi açıklandı.

Kırmızı ile gösterilenler, yurttaşları hayır işlerine en çok kaynak ayıran ülkeler. Sarılar, bejler orta derecede kaynak ayıranlar. Maviler ise en az. Türkiye‘nin de arasında olduğu koyu mavi ülkelerde ise neredeyse hiç hayır işi yapılmıyor. 

 

 

 

Hayır işi nedir – ne değildir?

Kişinin kendi rızası ve isteği ile parasından, zamanından, emeğinden ya da bilgisinden bir bölümü, düzenli ve sürekli olarak ihtiyacı olan başkalarına aktarmasıdır. Sadaka vermek bu bağlamda hayır işlemek sayılmıyor. Çünkü anlık bir eylem. Sürekliliğini sağlamadığımız bu gibi eylemlerimiz her ne kadar vicdanen bir işe yarıyor gibi görünse de aslında yardıma muhtaç kimse için kalıcı ve güvenilir bir yardım anlamı taşımıyor.

Devlet eliyle yapılanlar da hayır işleri kapsamında değerlendirilmiyor. Zira devletlerin yoksul vatandaşlarına destek olması, yardım etmesi olağan görevi. Devlet vatandaşa hizmet etmeyip ne yapacak zaten…

Hayır işi özetle, evrensel kabule göre bireylerin gönüllü olarak parasından, zamanından, emeğinden ya da bilgisinden bir bölümü, düzenli ve sürekli olarak ihtiyacı olan başkalarına aktarması. Zorunlu değilsin ama yapıyorsun. Zorunlu değilsin ama veriyorsun… Böyle.

 

Hayırsever nesil?

Hem kendisi mutlu olan hem başkalarını mutlu eden çocuklar yetiştirebilsek ne güzel olurdu. Hayırseverlik endeksindeki yerimiz böyle utanç vericiyken, gelecek nesillerin bizden daha hayırsever bireylerden oluşmasını sağlamamız gerek.

Peki nasıl?

İşte hayırsever bir çocuk yetiştirmek için bazı ipuçları:

  1. Sözlerimizle eylemlerimizin birbirini tutması gerekir. Çocuğa öğüt verip, ihtiyacı olanlara yardımcı olmalıyız derken bu yönde hiçbir şey yapmıyorsak, çocuk öğüdümüzü değil, eylemimizi model alacaktır.
  2. Ailece yapılan hayır işlerine çocuğu dahil etmek gerekir. Her hafta mesela 1 saati dezavantajlı çocuklar için atkı-bere örmekle geçiren bir anne / büyükanne tarafından yetiştirilmiş bir çocuk, bu güzel davranışı hayatına katacaktır.
  3. Çocuğu iyilik yaptığı / hayır işlediği sırada tespit etmek ve ödüllendirmek gerekir. Her çocuk aslında doğuştan hayırseverdir. Örnekse bisikletini arkadaşına kullandıran bir çocuğa söylenecek “aferin” onun kişiliğinde paylaşmanın erdemini yeşertecektir.
  4. Hayır işlemek, hayırseverlik konusunda çocukla konuşurken nutuk atmaktan kaçınmak, çocuğun anlayacağı düzeyde yalın ve basit ifadeler kullanmak gerekir.

 

Peki, ne yapabiliriz?

Basit şeyler…

Örneğin örgü örebiliriz.

İşte bir uygulaması:

İyi Kalpli Eller adı altında yürütülen çalışma, hem yetişkinler için harika bir ortam sunuyor, hem de küçükleri hayır işlerine alıştırmak için güzel bir fırsat yaratıyor.

İhtiyacı olan çocuklar için atkı – bere ve benzeri eşyaları ören kadınlar, hepimizin yerine ülkeyi, dünyayı güzelleştiriyorlar. Var olsunlar!

Dilerim bu güzel insanlar yardımlaşmayı unutan zihinlerimizi açar, iyiliğin ve hayırseverliğin yaygınlaşmasına katkı sağlar. Dilerim kara kalplere örnek olurlar, ibret olurlar. Onların bu mütevazı girişimine bakarak biz de bencilliğimizden utanır, bir işe yaramaya çalışırız umarım…

 

İyi Kalpli Eller blogu
İyi Kalpli Eller Facebook sayfası

 

Author: Beril Devlet

[yazar] [ara sıra çevirmen] [çeyrek asırdır eğitimci]

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This