IŞİD, YPG, PKK, TERÖR DERKEN TÜRK(MEN)LERİ UNUTTUK.

 

26 Haziran Cuma günü Fransa‘nın Lyon kentine yakın Saint Quentin Fallavier şehrinde bir patlama meydana geldi. Saldırının IŞİD tarafından yapıldığı iddia edildi. Olayda 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Öldürülen kişinin başı kesilmiş, kesilen baş IŞİD bayrağı ile çitlere asılmıştı.

Tunus‘ta 2 turistik otel saldırıya uğradı. Sahilde güneşlenenlere 2 kişi tarafından Kalaşnikofla ateş açıldı. En az 27 ölü var. Hayatını kaybedenlerin çoğunu turistler teşkil ediyor. Bir saldırgan vurularak öldürüldü.

Kuveyt‘te Şii Camii saldırıya uğradı. En az 8 kişi hayatını kaybetti.

PKK ile bağlantılı olan Suriye’deki Kürt siyasi hareketi Demokratik Birlik Partisi (PYD) Lideri Salih Müslim, İtalya’da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin Tel Abyad’da etnik temizlik yaptıkları iddiasına ilişkin Müslim, “Bu bizim ağırımıza gidiyor. Böyle bir şey bizim ilkelerimize ters düşüyor. Biz her zaman soykırım kurbanı olmuşuz” dedi.

25 Haziran Perşembe günü ise Kobani adı yeniden dünya ve Türkiye gündeminin ilk sırasına yerleşti. Kobani’de yaşanan çifte patlamada ve ardından çıkan çatışmalarda 12 kişi öldü, 100’den fazla kişi de yaralandı.

 

 

Diğer yandan Batı basının neredeyse maşetten verdiği habere göre, Kürt Halk Savunma Birliği veya YPG, 19 Haziran’dan beri Türkiye’nin Akçakale bölgesine komşu Suriye sınırındaki Tel Abyad’ı kontrolleri altına aldıkları şeklinde bir haber verdi.

Daily Telegraph gazetesi 25 Haziran’da, Suriye‘de Kürt YPG’nin Rakka’ya 50 kilometre yaklaşması üzerine Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Rakka‘daki Kürtleri şehirden sürmeye başladığı belirtti.

CHP Hatay eski Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu 26 Haziran’da, IŞİD’in ilan ettiği sözde İslam devletinin nüfusunu artırmak için Mısır başta olmak üzere çok sayıda ülkeden aileleri, özellikle Suriye’ye havayoluyla taşıdığını söyleyerek, “Şeriat kanunlarına göre yaşamak isteyen aileleri çeşitli yöntemlerle ikna ediyorlar” dedi. Özel bir havayolu şirketinin Hatay’a günde 17 sefer düzenlediğini bildirdi.

 

Bütün bunlar olurken Suriye’deki Türklere ne oldu?

Suriye ve Irak rejimleri, kendi bölgelerinde yaşayan Anadolu Türklerine, Türkiye ile bağlarını unutturmak için “Türkmen” adıyla anmaya başlamıştı. Maalesef o Türklerin de bu yeni adı kabul etmekten başka çareleri kalmamıştı. Aslında Türkmenlerin çoğu Ortaya Asya’da Türkmenistan Cumhuriyeti ile ona komşu bölgelerde (Kazakistan, Özbekistan, Afganistan ve İran’da) yaşarlar. Diğer ifade ile bu gerçek Türkmenlerin, Suriye ve Irak’taki sözümona Türk(men)lerle isim benzerliğinin dışında bir alakası yoktur. Bizim siyasetçilerimiz, gazetecilerimiz, akademisyenlerimiz, kısacası aydınlarımız onlara bir türlü Türk diyememişlerdir. Hatırdadır, Bulgaristan’dan kaçan Türklere de Türk demeyip “soydaş” demiştik.

İşte bu, takma adı Türkmen olan Türkler, Suriye’de de Irak’ta da çok zor durumdalar.

22 Haziran’da Bugün gazetesine konuşan Irak Türkmen Cephesi eski temsilcisi Ahmet Muratlı, Telafer’deki evlerinden ‘zorla kovulan Türk(men)ler ’in IŞİD’in elindeki Kerbela’ya sürüldüğünü söyledi. Muratlı, bölgeden kaçan Türk(men)ler ‘in Türkiye ve Suriye’ye sığınmak zorunda kaldığını belirtti. Yaşananlardan sonra Türkiye’nin güney sınırında tampon bölge oluşturulduğunu savunan Muratlı, “Daha önce planlanan her şey şimdi işleme konuldu. Bölgede etnik ve mezhepsel değerlere dayalı oluşumlar yapıldı. Türkiye’nin Araplarla komşuluk bağı kalmayacak. Yerine yeni, ‘güçlü Kürt komşular’ gelecek” dedi.

 

23 Haziran’da Suriye’nin Rakka kentine bağlı Tel Abyad ilçesinde yaşayan yaklaşık 200 Türk(men), PYD’nin baskısı nedeniyle Türkiye’ye sığındı. Tel Abyad ilçesinde bağlı Hamam köyünde yaşayan Türk(men)ler, bölgenin kontrolünü elinde bulunduran PYD güçlerinin tehditleri sonucu köyü boşalttı.

 

Türk(men)lerden yaklaşık 700’ü doğu tarafına giderken, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 200 Suriyeli Türk(men), Akçakale ilçesine 10 kilometre uzaklıktaki İsmail Direk Karakolu yakınlarına geldi. Türk(men)ler, burada Türkiye’ye sığınma talebinde bulundu. Ancak uzun süre bekletilen bu göçmenler, Batı basınında onların acıklı fotoğrafları çıkınca askeri araçlarla alınarak, Akçakale Emniyet Müdürlüğü kayıt bürosuna getirildi.

 

 

Grup adına konuşan Ömer Dede, Tel Abyad bölgesinin kontrolünü eline geçiren PYD güçlerinin Türk(men)lerin yaşadığı köye gelerek burayı boşaltmalarını aksi durumda köyü vuracaklarını söylediğini belirtti.

PYD’nin Türk(men)leri DAEŞ üyesi olmak veya bağlantıları bulunmakla suçladıklarını aktaran Dede, şöyle konuştu: “Tüm Türk(men)ler korkusundan köyü boşalttı. Yaklaşık 700’ü doğu tarafına gitti, 200 kadarı da sınırı geçerek Türkiye’ye sığındı.”

Dede, ayrıca Rakka tarafında ağaçlar arasında yaşayan yaklaşık 10 bin Türk(men) bulunduğunu ve bunların hayatlarından endişe duyduklarını dile getirerek, “Bizlerin korkusu, onlara bir şey olmasıdır. Bunlar DAEŞ ile PYD arasında kalmışlar ve bunları kurtarmamız lazım. Eğer bunları kurtaramazsak ezilir giderler” dedi.

Bugün gazetesinin 21 Haziran’da yazdığına göre, Türkiye’ye sığınan Türk(men)ler devletten bir kuruş bile yardım alamıyor. Suriye’den gelen 2 milyon sığınmacıya her türlü yardımı yapan devlet, 130 bin Türk(men)e aynı şefkati göstermiyor. Türk(men)ler, ‘turist’ statüsünde görüldüğü için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının 3 katı sağlık hizmeti ücreti ödüyor.

 

Türkiye bir süredir Türk(men)lere yardım malzemesi götürdüğü iddia edilen MİT TIR’larını tartışıyor. Türkiye’nin başkenti Ankara’da ise insanlık dramı yaşanıyor. IŞİD’in zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Türk(men)lerin yaklaşık 25 bini Ankara’da yaşıyor.

Birçoğu öğretmen, avukat, doktor olan eğitimli ve varlıklı insanlar, şimdi zor durumda.

20-30 kişi bir dairede yaşayan bu insanlar, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların yardımıyla ayakta durmaya çalışıyor. Bürokrasi ve devlet yardımlarının Suriye’den gelen sığınmacılara göre yapılanması Iraklı Türk(men)leri zorda bırakıyor.

 

İki katı para ödüyorlar…

Suriye girişlilere ‘99’ rakamıyla başlayan geçici kimlikler veriliyor. Kamplara ve sosyal konutlara yerleşen Suriyeli sığınmacılar hastanelerden bedava yararlanıyor, sınavsız üniversiteye gidebiliyor. Ancak hastaneye yatan bir Türk(men) sığınmacı, resmi kayıtlara ‘turist’ olarak giriyor.

Bunun anlamı şu: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşından bile 3 kat fazla para ödüyorlar.  Mesela Devlet Hastanesi’nde doğum yapan bir Iraklı Türk(men) L.M’ye  1.000 TL fatura çıkarıldı. By-Pass ameliyatı olan Türk(men) hastadan 7 bin TL alınması gerekirken 22 bin TL alınıyor. Ankara’da belediyeler cenaze taşıma, yıkama dâhil dini vecibelerin yerine getirilmesini ücretsiz karşılıyor. Aynı Belediye,  6 Haziran’da  vefat eden M.E isimli Türk(men)’den 500 TL defin parası aldı.

 

Kısacası adın Türk(men) ise Türk kabul edilmiyorsun. Diğer taraftan bazıları Türk olmayanları da Türk yapmaya çalışıyor (Kazak Türkü, Tatar Türkü, Özbek Türkü gibi).

Ne acayip bir dünyada yaşıyoruz! Osmanlı mirasını yaşatalım diyenler, Osmanlı yıkıldıktan sonra kurulan T.C. sınırı dışında kalanlara pek de aldırmıyor. Hangi ideolojinin takipçiyiz, kafalar karıştı.

Bir tarafta insanlık dramı yaşanıyor. Büyük devletler ise bir takım menfaatler koparmak kaygısında. Bizlere insanlık dersi veren batılılar, ölüm tehdidi altındaki sığınmacılar hakkında “yok sen al, yok ben almam” gibi tartışmalarla değerli zamanı boşa harcıyorlar. İlticacıları kabul eden Türkiye’ye bazıları takdirlerini bildiriyor ama elini cebine sokup yardım eden yok.

Ankara oldukça bunalmış olacak ki Osmanlı mirası şöyle dursun, kendi soyundan olanları bile kollamaktan aciz duruma düşmüş. Sünnilik daha önemli hale gelmiş. Bazıları “komşu olarak IŞİD’i mi, Kürtleri mi tercih edersiniz” diye soruyor. Demek durum o kadar vahim…

Bu durumda Türk(men)leri kim düşünecek?

 

 

 

 

Kapak görseli

Author: Nadir Devlet

Prof. Dr., Türk Dünyası tarihi ve uluslararası ilişkileri uzmanıdır. 20 ve 21. yüzyılda Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Türk halklarının geçmişi, bugünü, siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik yapıları üzerinde yoğunlaşmıştır.

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Share This