YAŞAM TOHUMLA BAŞLAR – Bir doğaseverin ilham veren öyküsü

Bu uzun aradan sonra kendim yazmak yerine Ulusal Tohum Takas Merkezi grubumuzun üyelerinden saygıdeğer Mukadder Arslantaş’ın yazısını sizlerle paylaşmak istedim. Diliyorum ki onun tecrübesi her meslekten, her yaştan doğaseverin birer tohum üreticisine dönüşmesi için ilham verir.

 

KENDİMLE GURUR DUYDUM, BAŞARDIM.

Mukadder Arslantaş

Tarih 19.02.1979. Yeni mezun bir kimyager olarak Kemalpaşa’da modern bir fabrikada, Kalite Kontrol (KK) bölümünde işe başladım.

 

Karşıyaka’dan binaların arasından geliyorum, çiçeği saksıda görüyordum. Çalıştığım bu fabrikanın kocaman bir bahçesi, otlar, laleler, papatyalar… benim için sanki bir cennet bahçesi.

 

Yemek arası molalarda, bahçeden çiçekler toplayıp, çalıştığım laboratuvardaki erlenmayer (laboratuvar kavanozu) içine yerleştirip, su dolduruyor ve masama koyuyorum.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

 

Fabrika işçilerinin bir kısmı tarladan yeni gelmişler, kesme operatörü Yusuf Usta da öyle. Benim çiçeğimi görünce bastı kahkahayı. Ona “ne güzel bir çiçek” diyorum, ama Yusuf Usta “Biz onu hayvanlara yem diye veriyoruz, o yoncadır” diyor.

Bir yandan utandım ve bir yandan da şaşırmıştım.

 

Birkaç yıl sonra, her yerli firmada olduğu gibi Yusuf Ustayı işten çıkardılar, takip eden yıllarda da başka çalışanları ve işçileri. Birkaç yıl sonra fabrikayı lisans anlaşmalı yabancı bir firma satın aldı, ben de emekli oluncaya kadar önce KK ünitesinde sonra da Kalite Güvence Şefi olarak çalıştım. Son yıl ise fabrikada Mürekkep Dispensing (baskı mürekkebi üretme) Sistemini kurup emekliye ayrıldım.

 

Yusuf Ustadan 30-35 yıl sonra Facebook sayesinde birçok eski ve yeni arkadaşıma ulaştım. Bu arada Yusuf Usta da, Yerel Tohum grubunda yaptıklarımı duymuş ve o da bana ulaştı.

 

Geçen yıl beni arayıp, Buca’daki baba yadigarı tarlayı satacaklarını söyledi, çocukları evlenmiş, eşi, çocukları ve torunlarıyla birlikte “artık bundan sonra bahçeyle, tarlayla uğraşamayız” dedi. Son yıllarda yerel tohumlarımızın önemini bizzat anlayınca ben de ona, yerel ve atalık tohumun, bahçenin önemini, torunları için değerini anlattım.

 

Dün telefonla aradı, tohum olup olmadığını sordu, olduğunu duyunca gelip bizzat alacağım dedi, “annemde olacağım oraya gel ve tohumları oradan alabilirsin” diye konuştuk ve hasta annemin evine geldi.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Yusuf Usta

 

Hoş beşten sonra ona “yonca çiçeği” öyküsünü hatırlattım. Unutmuş.

 

Eh, artık tohum zamanıdır deyip, elimde geçen yıl bizzat yetiştirdiğim ve hayatımın ilk tohumlarından ona da azar miktarda verdim; domates, dolmalık biber, sivri biler, ayçiçeği (biz egelilerin şivesiyle çiğdem), bamya, maydanoz, dereotu, tere, kudret narı, kadife çiçeği, aynısefa, akşam sefası, gülhatmi, ve hatta siyez buğdayı ile diğerlerinden. Ve Yusuf Usta şaşkınlığını hiç gizleyemedi. Şehirde büyümüş birisi olarak; kendimle gurur duydum ve başardım.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

 

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Mukadder Arslantaş ile

 

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

 

Babasından, çocukluğundan tarlayı bildiğinden dolayı, babasının kavanozlarda nasıl tohum sakladığını da söyledi. Ama ben gerek çocukluğumda ve gerekse işe başladığım gençlik yıllarımda ayrık otunu, yonca otunu bilmezdim ki…

 

İşte, bunun için kendimle gurur duyuyorum, 30 yıldan sonraki kendi değişimime bile hayret ediyorum.

 

Şimdi, kendi yetiştirdiğim tohumlarımı, tarlayı, bahçeyi, tohumu bilen yıllanmış bir arkadaşıma verirken, kendimle gurur duyuyorum, arkadaşıma Atalık tohumlarımızı verirken bile bu gururumu saklayamadım.

 

Artık Yusuf Usta da, verdiklerimden tohum elde edecek, yerel ve atalık tohumlarımız onun bahçesinde de yaşayacak, kesinlikle kimyasal gübre ve ilaç kullanmayacak, başta kadife çiçeği ekerek zararlı böcekleri kovalayacak, gülhatmi ekerek zararlı böcekleri toplayacak.

 

Gruba katılışımdan bugüne kadar 2-3 yılda beni buralara taşıyan UTTM (Ulusal Tohum Takas Merkezi)’ne teşekkür ediyorum, grup kurucusu Ali bey başta olmak üzere, her konuda yardımcı olan bizzat tanıdığım ancak çoğunluğunu bizzat tanımadığım gruptaki tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

Gerek UTTM ve gerekse diğer yerel tohum gruplarıyla hep birlikte; ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞA’NIN BİR BACAĞI OLARAK GÖRDÜĞÜM, YEREL VE ATALIK TOHUM SAVAŞIMIZI BİZ KAZANACAĞIZ, BİZ… bu konuda inancım günden güne artıyor.

 

UTTM grubumuzun sloganı “Yaşam, çocukla ve tohumla başlar”.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • LinkedIn

Author: Ali Özırmak

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Share This